banner92

Trafik Sigortası Genel Şartlarındaki değişiklik neler, taşımacılar için ne gibi farklılıklar getiriyor?

Karayolları Motorlu Araçlar Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar 4 Aralık 2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Düzenlemenin neler getirdiğini TOBB-Türkiye Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Korkut, sorularla Taşıma Dünyası için cevapladı.

banner114
MEVZUAT 07.12.2021, 15:11 Taşıma Dünyası
Trafik Sigortası Genel Şartlarındaki değişiklik neler, taşımacılar için ne gibi farklılıklar getiriyor?

Trafik Sigortası Genel Şartlarındaki değişiklik neler, taşımacılar için ne gibi farklılıklar getiriyor

Karayolları Motorlu Araçlar Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar 4 Aralık 2021 tarih ve 31679 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Düzenlemenin neler getirdiğini TOBB-Türkiye Sigorta Acenteleri İcra Komitesi Başkanı Levent Korkut, sorularla Taşıma Dünyası için cevapladı.

Trafik sigortasının önemi nedir? SAİK olarak bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ülkemiz sigortacılık sektörünün en büyük dağıtım kanalı olan 16.754 sigorta acentesinin tek yasal temsilcisi konumunda olan Sigorta Acenteleri İcra Komitesi olarak, trafik sigortasına özel önem vermekteyiz. Bunun başlıca nedenlerini sıralayacak olursak; öncelikle TÜİK verilerine göre Ülkemizde 25 milyon 105 bin motorlu araç var. TSB verilerine göre de bu araçların 20 milyondan fazlasının trafik sigortası var. Nüfusumuzun 84 milyon civarında olduğunu düşünürsek, neredeyse her hanenin bir aracı var. Dolayısıyla sigorta başta olmak üzere, motorlu taşıtlara ilişkin her şey tüm halkımızı ilgilendiriyor, etkiliyor. Bu kadar geniş bir kitleyi ilgilendiren trafik sigortasına kayıtsız kalmamız mümkün değil.

Bir diğer neden ise, bu araçlar için düzenlenen 20 milyonu aşkın sigorta poliçesinin büyük bir çoğunluğu biz sigorta acenteleri aracılığıyla tanzim edildi. Özellikle taşrada faaliyet gösteren meslektaşlarımızın en önemli gelir kalemi trafik sigortası. Bu sebeplerden dolayı, trafik sigortası bizim en önemli ve öncelikli gündem konularımız arasında yer almaktadır.

4 Aralık 2021 tarihinde Trafik Sigortası Genel Şartlarında değişiklik yapıldı. Yapılan değişiklikleri nasıl yorumluyorsunuz?

Trafik sigortası Genel Şarları 14.05.2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Bu tarihten itibaren Genel Şartların bazı hükümlerinin iptali için yargıya müracaat yapıldı. Yargı kararlarını incelediğimizde, mevcut Genel Şartların pek çok maddesinin iptal edildiğini ya da yürütmesinin durdurulduğunu görüyoruz. Bu durum sigortacılık sektöründe belirsizlik ve kaosa neden oldu. Zira sigorta şirketleri tazminatı nasıl hesaplayacaklarını, hangi durumların teminat dışı olduğunu bilemez hale geldiler.

Bu kapsamda, öncelikle geçtiğimiz Haziran ayında Karayolları Trafik Kanununda gerekli değişiklikler yapıldı. Trafik Genel Şartlarının hukuki dayanağı güçlendirildi. Sonrasında ise, Genel Şart değişikliği geldi.

DEĞİŞİKLİKLER

Genel şartlardaki son revizyona baktığımızda, Karayolları Trafik Kanunundaki değişiklikler ile Danıştay Kararlarına uyumun sağlandığını görmekteyiz. Genel olarak değişiklikleri kalem kalem kısaca değerlendirecek olursak;

- “Hasar sebebiyle trafikten çekme veya hurdaya çıkarılma işlemi görmüş araçların değer kaybı tazminatı talepleri” teminat dışı kalan haller arasında sıralanmıştır. Kanundaki düzenlemeye ve sektör uygulamalarına uyumlu bir değişikliktir.

- Teminatın poliçede belirtilen saatte başlayacağı ve sona ereceği hükme bağlanmıştır. Poliçede saat belirtilmemesi halinde teminat, Türkiye saati ile öğleyin 12.00'da başlayacak ve öğleyin saat 12.00'da sona erecektir. Bu düzenleme de sektör uygulamaları ile uyumlu bir düzenlemedir.

- Hasar gören orijinal parçanın onarımı mümkün değilse orijinali ile değiştirileceği hükme bağlanmıştır. Hak sahibinin onayı olması ya da orijinal parça ile değişimin mümkün olmaması halinde hasar gören parça, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilecektir. Burada ispat sorumluluğu sigorta şirketine verilmiştir. Danıştayın ilgili maddeyi iptalinden önce, hasar gören parça, doğrudan eşdeğer ya da yeniden kullanılabilir parça ile değiştiriliyordu. Bu durum ise, hak sahibinin mağdur olmasına ve çok sayıda hukuki anlaşmazlığa neden oluyordu. Yargı kararı ile uyumlu yeni düzenleme vatandaşın mağduriyetini engelleyecek, güzel ve yerinde bir değişiklik olmuştur.

- Hasar gören parçanın orijinal olmaması halinde ise, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değiştirilecek, bu mümkün değilse orijinal parça ile değiştirilecektir. Burada dikkat edilmesi gereken husus; orijinal olmayan parçanın eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ile değişimi mümkün olduğu halde, orijinali ile değiştirilmişse, sigorta şirketi orijinal parça değil, eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça ücreti ödeyecektir. Adil bir düzenleme olmuştur. Ancak, konuya ilişkin anlaşmazlık yaşanmamasını teminen hak sahipleri ve araç servisleri bu konuya dikkat etmelidir. Böyle bir durumun yaşanacak olması halinde, sigorta şirketleri, servisler ve sigorta eksperleri hak sahibini mutlak suretle (mümkünse yazılı olarak) bilgilendirmelidir.

- Değer kaybının SEDDK tarafından belirlenecek usul ve esaslara göre atanacak sigorta eksperi tarafından hesaplanacağı hükme bağlanmıştır. Danıştayın yürütmeyi durdurma kararı öncesi, değer kaybı hesabı Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) üzerinden sıra usulü ile atanan eksperler tarafından yapılıyordu. Yürütmeyi durdurma sonrası, sigorta şirketi tarafından yapılan atamaların, yine SBM üzerinden sıra usulü ile yapılacağı, hak sahiplerinin ise, diledikleri şekilde eksper atayabilecekleri şeklinde düzenleme yapılmıştı. Bu uygulamanın aynen sürdürüleceğini düşünüyoruz. Diğer yandan, olması gereken uygulama, Kanun değişikliği yapılarak zorunlu sorumluluk sigortalarının tamamında sıra usulü eksper atamasının hem sigorta şirketleri hem de hak sahipleri için uygulanmasıdır. Bu durum adil bir düzenleme olacak, sektöre olan güveni ve eksperlik müessesini güçlendirecektir.

- Değer kaybı, sakatlık ve destekten yoksun kalma teminatlarının hesaplanma metotlarında değişiklik yapılmıştır. Bu konuyu, konunun uzmanı sigorta eksperleri ve aktüerlerin değerlendirmesi daha doğru olacaktır. Biz acenteler olarak, hesaplanan tazminat tutarlarını gördükçe sağlıklı bir değerlendirme yapabileceğiz.

Levent Bey, Genel Şart değişikliğini çok güzel özetlediniz. Son olarak, genel çerçevede trafik sigortasına ilişkin ilave değerlendirmelerinizi bize aktarır mısınız?

Az öncede ifade ettiğim gibi, trafik sigortası ülkemizdeki her bir bireyi etkileyen önemli bir sigorta ürünü. Bu özel ürün hakkında önemli olarak değerlendirdiğim bazı hususları şu şekilde sıralayabilirim:

- Devir zeyli: 2005 yılında konuya ilişkin düzenleme yapılıncaya kadar sahip olduğumuz bir aracı sattığımızda, aracın poliçesi yeni sahibine geçiyor ve aracı alan kişi ilgili sigorta şirketine müracaat ederek devir zeyli yaptırıyordu. Mevcut uygulamada ise, aracı satan kişi trafik sigortasını iptal ettiriyor, aracı alan kişi ise, yeni bir poliçe yaptırıyor. Bu uygulamanın getirmiş oluğu bazı olumsuzluklar var. Şöyle ki; kişi her zaman mevcut aracını satıp, yeni araç almıyor. Çoğunlukla, araç bulup alışını gerçekleştiriyor sonrasında da birkaç gün içerisinde eski aracını satıyor. Bu durumda sahip olduğu hasarsızlık indirimini, yeni almış olduğu araç için kullanamıyor. Bazı durumlarda ise, eski aracına ilişkin poliçesini iptal ettirmiyor. Bu gibi nedenlerde, maddi kaybı oluyor. Bir diğer husus, aracın yeni sahibi, trafik sigortasını yaptırmayı ihmal edebiliyor. Kaza anında ise, çok büyük mağduriyetler yaşıyor. Bu gibi olumsuzlukların engellenmesi için, araç satış işleminin noterde tescili aşamasında, otomatik olarak, aracın poliçesi yeni araç sahibine aktarılmalıdır.

- Hasar takip firmaları: Trafikte yaşamış olduğumuz en ufak bir kazada dahi hasar takip firmalarının tacizi başlıyor. Aracımız tamir edilmiş, değer kaybı dahil tüm tazminatlarımızı almış olsak dahi sürekli farklı farklı hasar takip firmaları telefon açarak vekalet talep ediyor. Bu firmalardan bazılarının, tazminatı sigorta şirketinden almalarına rağmen hak sahibine ödemedikleri ya da küçük bir kısmını ödediklerini, yani vatandaşı kandırdıklarını görüyoruz. Halbuki ülkemiz sigortacılık sektörü çok şeffaf. Düzenlemeler çok açık. Bir hasarınız var ise, doğrudan sigorta şirketine müracaat edebilir, eksperlerden, aktüerlerden faydalanabilirsiniz. Tazminatı beğenmemeniz durumunda ise, Sigorta Tahkim Komisyonu ya da diğer yargı yollarına müracaat edebilirsiniz. Bunlar için hasar takip firmalarına ihtiyacımız yok. Burada önemli bir husus bizim kaza ve iletişim bilgilerimizin nasıl bu firmaların eline geçtiği. Ya da sadece bu firmaların mı eline geçiyor. Başka firmalar ya da yasa dışı oluşumlarla bu bilgiler paylaşılıyor mu? Bu konunun hem SEDDK hem de KVKK tarafından acilen araştırılması ve kişisel verilerimizin muhafazasının sağlanması gerekiyor.

- Maddi teminat limitleri: Günümüzde otomotiv yedek parça ve işçilik fiyatları oldukça yükseldi. Bir taraftan da trafikteki lüks araç sayısı arttı. Mevcut durumda 43.000 TL lik maddi kaza limiti kaza halinde yeterli olmuyor. 2022 yılında bu tutar 50.000 TL ye yükselecek ama bu da yeterli değil. Bu nedenle, vatandaşlarımız muhakkak İMM (İhtiyari Mali Mesuliyet) teminatı almalı. Bu teminatı, kasko poliçesi içerisinde, trafik sigortası poliçesinde ilave teminat olarak ya da trafik ve kaskodan bağımsız şekilde tek başına bir poliçe olarak alabilirler. Bu konuda en doğru bilgiye acenteleri kanalıyla ulaşabilirler. Araç sahipleri mutlak suretle acentelerinden İMM teminatını talep etsinler.

Benim trafik sigortasına ilişkin aktaracaklarım bu şekilde. Derginizde benim açıklamalarıma yer verdiğiniz için teşekkür eder, yayın hayatınızda başarılar dilerim.

Yorumlar (0)
banner92
banner116
banner117
29
parçalı bulutlu