18.04.2016, 13:26

Yolcu taşımacılığı nereye gidiyor?

Köşe yazısı yazmaya kalktığımda, özellikle de yolcu taşımacılığına ilişkin iki gündem konusu olduğunu gördüm. Birisi, 2014-2018 yıllarını kapsayan 10. Kalkınma Planının 2016 yılı programı. Diğeri de Busworld Fuarı. Bunlarla ilgili haberlere bakınca, yine kafam karıştı. Ben bir yazayım da anlayan benim kafa karışıklığımı gidersin.

En büyük karayolu
Yurtiçi ve dışı karayolu yük taşımacılığını temsil eden önemli bir sivil toplum örgütü yok. Hatta sadece yurtiçi için dahi yok. Yurtdışı için tabii ki UND var. Yolcuda da yurtdışı için özel örgütlenmeler varsa da esas iddialı olanlar yurtiçi ve dışı yolcu taşımacılığı örgütleri. Bunlardan biri bile ‘ben sadece yurtiçiyim’ demiyor, o ayrı. 
Belirtilen nedenlerle olsa gerek, karayolu toplam yük taşımacılığının veya yurtiçi yük taşımacılığının büyüklüğüyle övünen pek yok. Övünen ve karşılığında bir şeyler isteyen sadece yurtdışı taşımacılar. Bunlara rağmen karayolu yük taşımacılığının payının çok büyük olduğu biliniyor. 
Eskiden beri çok büyük oranda yurtiçi yolcu taşımacılığını karayolu yapıyor. Zaman içinde yüzde 95’lerden epey aşağılara inse de hâlâ çok büyük. Bu nedenle de, bu büyüklükle övünen hâlâ da çok. 

Hükümet politikası
Hükümet, karayolu payını yolcuda da yükte de düşürmek istiyor. Ben de bunu doğru bulduğumu, daha iyi bulduğum denizyolu ve demiryolunun payının artışından yana olduğumu hep belirtiyorum. Havayolunun ise niye desteklendiğini veya niye iyi bulunduğunu anlamıyorum. Karayolu payının azaltılıp diğerlerinin arttırılması için tek yol diğerlerinin desteklenmesidir.  
Otobüsçüler diyor ki, ‘biz büyüğüz, önemliyiz, bizi destekleyin’. Kardeşim, seni küçültmek istiyorlar, sen hâlâ büyüklüğünle övünüyorsun. Bazıları diyebilir ki ‘bizi küçültmek değil, diğerlerini büyütmek istiyorlar’. Peki, öyle olsun. En azından seni büyütmek istemiyorlar. Bu yanlışsa karşı çık, yanlış değilse saygı duy. ‘Büyüğüm, beni destekle’ tezi çok yanlış. Diğerlerinden daha iyiyim, diğerleri kadar iyiyim veya şu, şu hallerde iyiyim diyebiliyor musun? 
‘Biz diğerlerinin desteklenmesine karşı değiliz’ diyorlar. Çok güzel. O zaman, sen geride kalmayı kabul edeceksin. ‘Onlarla beraber bizi de destekle’ demek olmaz. Zira o zaman denge diğerleri lehine değişmez. 

Desteğin rolü
Bir taşıma modunun payının artması için üç yol akla geliyor. Daha çok kişinin bu işe girmesi, bu işi yapanların daha iyi yapmalarının sağlanması, bir de o taşıma modunun maliyetlerinin düşürülüp ucuzlatılması… Hükümet ve UDH Bakanlığı elden geldiğince bunları yapmaya çalışıyor. Verilen desteklerin en bilineni de deniz ve havayolu taşımalarına ÖTV’siz ucuz akaryakıt verilmesi... Demiryolu şimdilik zaten devlette. Bu destek karayoluna da verilirse fark kalmaz. Paylar değişmez. Ben, sadece karayolunun toplu taşımasına kısmen bu desteğin verilmesinden yanayım. 

10. Kalkınma Planı
2016 programının bilgiler kısmında verilen rakamlarda demiryolu ile yurtiçi ve dışı yük taşımacılığı hariç 2014 ve2015’teki taşımalar bir önceki yıla göre artmış. Karayolu yolcu taşımacılığında da artış var, ama havayoluna göre daha az. Rakamlar devletin amaçlarıyla uyumlu, yani devlet bu anlamda başarılı. 
Bu yıl yapılacak işler daha çok altyapı işleri. İki şeyi belirteyim; Lojistik konusu sadece karayolu konusu değil, tüm modlar için ve iyi de görünüyor. Bu arada sıkça söz edilen entegrasyon için lojistik yapılanma önemli. Zaten yolcu taşıma için entegrasyon amaçlı bir şey de yok. İkinci husus şu! Deniz, demir ve havayolunda yapılan yatırımlar büyük ölçüde ticari taşımalar için. Bu modlarda ticari olmayan özel taşıt pek az. Karayolunda ise yol yapımı, iyileştirilmesi ve trafiğin denetimi epey yer tutuyor. Ama bunlar hem yolcu veya yük ticari kullanımlara hem de özel kullanımlara (yolcu/otomobil) yönelik. Dolayısıyla karayolu ticari yolcu taşımacılığı için özel bir şey yok. Yapılan yollar, köprüler, tüneller karayolu trafiğinde artış sağlayabilir, ama toplu/ticari taşımalara özel bir şey değil. 
Diğerlerinde yapılan iyileştirmeler sayesinde karayolu payının gelecekte de azalacağını düşünüyorum. Yani devlet amaçlarına uygun hareket ediyor. İsteyenler detaylar için kalkınma planlarına veya yıllık programlara bakabilir. Bu arada karayolu payının azalacak olması, yapılacak karayolu taşımasının miktarının azalacağı, hatta artmayacağı anlamına gelmez. Miktarı artacaktır, ama payı azalacaktır. 

Busworld Fuarı
Yapılan konuşmaları inceledim. Bir kısmı yolcu taşımacılığının öneminden bahsetmiş. Bu klasik bir şey. Yolcu taşımacılığına destek verileceğinden söz edilmiş. Ben, bu desteği anlamadım, bilmiyorum. 2023 yılında hizmet sektöründe 150 milyar Dolar ihracat geliri eldesinden bahsedilmiş. Bu, tabii ki sadece taşımacılık hizmeti değil. Taşımacılığın payı belirtilmiyor. Keza taşımacılık içinde yolcu taşımacılığının payı ne, belli değil. İnsanın aklına fuarda, otobüsçülükle ilgili iyi şeyler duymak geliyor… Karayolu taşımacılığıyla ilgili övücü sözler var, bunlar bilinenden öte değil ve sadece yolcu için bile değil. Yapılan yol/köprü/tüneller tabii ki önemli, ama bunlar da yolcunun ötesinde yükü, ticarinin ötesinde hususi araçları da ilgilendiriyor. Bir de Türkiye’nin potansiyeli belirtilip yabancı yatırımcıların dikkati çekilmiş. Bu da önemli, ama sanırım ki, bırakınız yolcu taşımacılığını, tüm taşımacılıktan da öte tüm yatırımlar için anlamlı. 

Sonuç
Dedim ya, kafam karıştı. Biri beni aydınlatsın. Kimse yolcu taşımacılığı için zorla güzel şeyler söylemek durumunda olmamalı.  Tabii, davetli olunca da aksi mümkün değil. Bu arada 2016’nın özel koşullarına dikkat çekmek isterim. Başta turizm olmak üzere ekonomik faaliyetlerde yaşanacak sıkıntılar taşımacılığı da zora sokabilir. Özellikle dış taşımalar düşebilir, 2014 ve 2015’te bir önceki yıla göre yaşanan taşıma artışları bu yıl hayal olabilir. En azından bazı taşımalarda. Bu beklenti taşımacılıkla ilgili tüm kesimlere şimdiden bazı görevler yüklüyor bile. ■
Yorumlar (0)
banner117
11
açık