25.02.2013, 18:55

Buzlar çözülürken

Türkiye önemli bir süreçten geçiyor. 36 bin insanımızın ölmesine neden olan terör konusunda Türkiye riskli ama bir o kadar da ihtiyatlı bir adım atmış oldu. Sayın Başbakan bu konuda siyaseten gerçekten büyük bir risk aldı. Mesele buzların erimesi. Uzun yıllar sürecek olması bile umudun önüne geçmemeli. Toplum da can kayıplarının önlenmesi konusunda hem riskli hem de umut dolu bir adım olarak görüyor bu girişimi. Dünyada terör örgütüyle boğuşan sadece Türkiye değil. İspanya’da, İrlanda’da, İngiltere’de olduğu gibi dünyanın çeşitli topraklarında terör sorunu var. Onlar akılla çözdüler, bizim de aklın yolu bir deyip akılcı olmamız lazım. Bizim Kürt vatandaşlarımızı ötekileştirmeden; onların da Türkleri ötekileştirmeden karşılıklı özveri ile terör sorununun çözülmesi ülkemiz için hayati önem taşıyan bir konu. Terör sorununun bitmesiyle, bana göre Türkiye’nin gelişmesinin ve kalkınmasının önündeki önemli engellerden biri ortadan kalkmış olacak. Bu atılan adım, inşallah arzu edildiği gibi sonuçlanır. İnşallah Türkiye bu konuda yanlış bir şey süreç yaşamaz, her şey beklendiği gibi gerçekleşir. 

Süreçten çok etkilendik

Bu süreçten en çok etkilenen yolcu taşımacılığı sektörü oldu. Hala da sıkıntılı bir süreci yaşıyoruz. Böyle bir süreçte sektörün sivil toplum örgütleri olarak aramızdaki buzları eritmenin bir ihtiyaç haline geldiğini görmeliyiz.  TOF ve TOFED olarak sektörün yeniden yapılanması, verimli bir hale getirilmesi amacıyla ortak projeler üretmek için müşterek çalışmaya başladık. Bu konuda iki taraf da gerekli özveriyi gösteriyor. Gerek TOFED Başkanı ve Yönetim Kurulundaki arkadaşlarıma, gerekse kendi Yönetim Kurulumdaki arkadaşlarıma, gösterdikleri özveriden dolayı, teşekkür ediyorum. Hiçbir kişisel beklenti, kurumsal beklenti olmaksızın sektörel beklenti ile adım attığımıza herkesin inanmasını istiyorum. Yanlış yaptığımız zaman denetime ve eleştiriye açık olduğumuzu ifade ediyorum. Ama doğru yaptığımız zaman da önümüze engel konmasın. Kimseden takdir beklemiyoruz. Biz ne yaptığımızı biliyoruz, nereye gitmek istediğimiz belli, o hedefe gitmek için de bütün akıl gücünü ortaya koyup doğru işler yapamaya çalışıyoruz.  Biz masa başındaki profesyoneller olarak, masanın etrafında daha çok patronun olmasını istiyoruz. Şuanda şirket sahiplerinin birçoğu, belki de haklı olarak sivil toplum örgütlerinden bu güne kadar beklediklerini bulamadıkları için, kaçıyor. Ama bu suç tek taraflı değil, eğer patronlar masadan kaçarlarsa, profesyoneller onların haklarını arzu ettikleri gibi yönetmeyebilir. Sorumsuz davranış içinde olabilirler. Onun için masanın başında patronlarla profesyoneller yarı yarıya yer almalıdır. Bu çerçevede yönetim kurullarının da yeniden değerlendirilmesi gerekir. Gerek TOF, gerekse TOFED yönetim kurullarında en az yarısının patron olduğu yeni bir düzene geçilmesi lazım. Biz patronlarımızın ve yatırımcılarımızın ekonomik gücünü, siyasi gücünü, itibar gücünü yanımızda ve arkamızda hissetmek istiyoruz. Onlarla beraber daha kolay mesafe alacağımızın inancındayız. 

Konfederasyon oluşturmalıyız

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bizlere hizmet için kurulmuş komisyonlar var. Sorunlarımızı Meclisin gündemine taşıyacak bir süreci başlatmak lazım. Daha da önemlisi, yolcu taşımacılığı sektörünün konfederasyon çatısı altında toplanıp, daha büyük bir örgüt gücüne kavuşması lazım. Yerel, ulusal, uluslararası taşımacılar, turizm, öğrenci ve personel taşımacıları bir arada önemli bir siyasi güç olacaklarını önce kendileri algılamalıdır. Bu gücü harekete geçirmenin zamanı geldi de geçiyor. Bunu önce sektöre sonra sektör mensuplarına, Türkiye ulaşımına, ulaşım güvenliğine, ulaşım ile ilgili eğitime, eğitim altyapısına ve ülke ekonomisine ülke insanına hizmete dönüştürecek bir büyük gücü mutlaka oluşturmamız lazım diye düşünüyorum. 

Kamu hizmeti…

Ses çıkaramıyoruz, haklarımızı arayamıyoruz, hesap soramıyoruz; yaptığımızın bir kamu hizmeti olduğunun kabul ettirmekten bile aciz durumdayız. İnsana dokunan, insanla sürekli temas halinde olan itibarlı bir iş yapıyoruz ama itibarımız da kalmayacak bu gidişle. Onun için başta siyasi iktidar olmak üzere bütün tarafların bu yapılanmayı desteklemesi lazım. Sektörün en önemli beklentisi budur. Önce kendi yapacaklarımızdan başlayarak gidip devletin kapısını çalmamız lazım. Birlik beraberlik olamadığımız sürece devletin kapısını çalma hakkını da kendimizde göremeyiz görsek de karşılık bulamayız. 

* * *

Şirketimizin kurucusu, Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın Saffet Ulusoy’un ölümünün birinci yıldönümünde mevlidine katılarak duygularımızı paylaşan, tüm dost ve sevenlerine teşekkür ediyorum. 

* * *

İyi haftalar diliyorum. ■
Yorumlar (0)
17
açık