Yüksek Hızlı Demiryollarında Küresel Rekabet-8

24 Aralık 2018, 12:57
Bu makale 859 kez okundu
Yüksek Hızlı Demiryollarında Küresel Rekabet-8
Mehmet Çağrı Kızıltaş
Demiryolu sisteminde gerçekleştirilmekte olan dönüşüm; her ülkenin çevresel ve ekonomik koşulları çerçevesinde farklılaşabilen planları olabileceğini ortaya koymaktadır. Son on yıllık süreçte İspanya ve Çin’in yüksek hızlı demiryolu yatırımları bu iki ülkeyi, Fransave Almanya ile beraber sektörün öncüsü konumuna getirirken, ülkemizin de son yıllarda bu sektöre önemli yatırımlar yapmaya başladığı bilinmektedir. Avrupa Birliği (AB) ulaştırma politikalarını birliğin entegrasyonu, ekonomik büyüme, ticaret hacmi ve çevreci yaklaşımlar çerçevesinde belirlemektedir.

Bununla beraber, trafik güvenliği konusundaki eksiklikler ülkemiz ulaştırma sisteminde halen önemli bir problem teşkil etmeye devam etmektedir. Ülkemizde her yıl önemli oranlarda trafik kaza kayıpları yaşanmaktadır. Türel dağılımda hem yük hem yolcu taşımacılığında karayolu ulaşım türünün %90’ların üzerinde bir paya sahip olması, mevcut altyapıyı yetersiz hale getirmektedir.

Dolayısıyla, ülkemizde trafik güvenliğinin sağlanmasında, karayollarında altyapının iyileştirilmesi, akıllı ulaşım sistemlerinin kullanımı, eğitim ve benzeri çalışmaları yapılmasının yanı sıra, türler arası entegrasyon ve dengeli türel dağılımın sağlanması da önemli bir çözüm ve zorunluluk olarak ortaya çıkmaktadır. Dengeli türel dağılımın sağlanmasında, hem yük hem yolcu taşımacılığında öne çıkan ulaştırma türü demiryoludur. Bu nedenle, demiryolunun altyapı ve işletim standartlarının en üst düzeyde sağlanması, hizmet parametreleri dolayısıyla ekonomik, sosyal ve çevreci bir ulaştırma türü olan, yüksek hızlı demiryolu ile mümkün olmaktadır.

Ülkemizde, şehirleşme ve ekonomik büyümeyle birlikte, teknolojik imkânlar dâhilinde hareketlilik ihtiyacı artmakta, bu da ulaştırma taleplerini yükseltmektedir. Dolayısıyla, ulaştırma taleplerinin artması da, taleplerin çoklu ulaştırma türleriyle karşılanması ihtiyacını doğurmakta, komşu şehirlerarasında entegrasyon imkanları artmaktadır. Bütün bunlar, komşu şehirlerarası günübirlik yolculuk imkânlarına sahip olup üst düzey hizmet parametreleri sunan ve ekonomik bir ulaştırma türü olan yüksek hızlı demiryollarını öneçıkarmaktadır. 

Soğuk savaş sonrası dönemde; yeni trenlerin ve yeni demiryolu hatlarının bir kombinasyonu meydana gelmiştir. Bu çerçevede dört çeşit YHD tanımlanabilir:

·       Diğer demiryolu hatlarından bütünüyle ayrık bir sistem üzerinde çalışan hatlar (Japon Shinkansen gibi)

·       Kimi yüksek hızlı trenlerin hem YHD altyapısı ve hem de geliştirilmiş konvansiyonel altyapı üzerinde çalışması durumu (Fransız TGV: pahalı bir altyapı kopyalama işi gerektirir,

·       İspanya’da uygulanan bir Karma Konvansiyonel Sistem de AVE Trenleri, yeni standart gabarili (1435 mm) hatlarda yükse hızlarda seyrederken, diğer trenler ise yeni altyapı ve daha eski İspanya Hatları üzerinde Talgo Gabari Değişim Teknolojisi vasıtasıyla standart olmayan gabarilerle (1668 mm) seyredebilmektedir.

·       Almanya’da yük trenleri dâhil, konvansiyonel hatlar ve yüksek hızlı hatlar altyapının sağladığı imkânlarla bütünüyle karma bir sistem üzerinde işletilebilmektedir.

Demiryolu işletiminde genel eğilim yüksek hızlı işletime doğru evrilmektedir. Bu hız, genel olarak 200 km/saat ve üstü olarak kabul görmektedir. Yüksek hızlı demiryolu işletimi sadece ulaştırma verimliliğini arttırmakla kalmamakta, aynı zamanda seyahat süresini kısaltmakta, daha da önemlisi şehirlerarası ekonomik, kültürel ve ticari ilişkileri daha yoğun hale getirmektedir. Bununla beraber, gürültü problemi henüz tamamıyla çözüme ulaştırılamamış bir konudur. Bu da, demiryolu teknolojisinin gelişim süreciyle doğrudan ilgilidir.

Demiryolları, zaman zaman yerine göre entegrasyonun ve kimi zamanda yerine göre bloklaşmanın (disentegrasyonun) aracı olmuştur. Öyle ki, farklı siyasi bloklardaki ülkeler arasında farklılaşan hat genişlikleriyle disentegrasyonu temin ederken, aynı siyasi blok ülkeleri arası ‘ortak hat genişlikleri’ ile ekonomik-siyasi entegrasyonu temin etmiştir. Yüksek hızlı demiryolları, kullanım kolaylığı, fiyat avantajı, emniyetli ve hızlı bir hizmet ortaya koymaktadır. Otomobil ile kat edilen bir yolunyüksek hızlı trenle daha kısa sürede, daha emniyetli ve daha ucuza kat edilmesi söz konusudur.

Yüksek hızlı demiryollarının Japonya, Fransa ve Almanya örneklerindeki başarısını takiben birçok yeni YHD ağ planları devreye girmektedir.  7.000 km’lik yeni YHD hattı Güney Kore, Çin ve Tayvan gibi Uzak Asya Ülkeleri’nde inşa halindeyken, diğer taraftan Rusya, Almanya, Fransa ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde de 2.000 km’lik yeni YHD hattı yapımı söz konusudur.

Hepinize sağlıklı huzurlu mutlu iyi güzel ve başarılı günler dilerim.

    Yorumlar

E-Gazete
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 31 Mayıs 2019 Manşeti
  • Taşıma Dünyası Gazetesi - 31 Mayıs 2019 Manşeti
Arşiv