06.05.2022, 13:54

Bilet ücretleri ve ücret tarifeleri

Şehirlerarası tarifeli otobüslerde yüksek bilet ücreti alındığı ve bu ücretlerin uçak bilet ücretlerini geçen haksız boyutlara vardığı yönündeki şikayet ve haksız suçlamaların çok arttığına şahit oluyoruz. İçinden geçtiğimiz ilginç piyasa koşullarında bu türden haksızlıkları çokça görebiliyoruz. Otobüsler açısından bu duruma bakmayı gerekli gördüm. 

Ulaştırmada fiyat artışları

2021 sonundan beri enflasyonun hızla yükseldiğini görüyoruz. Bunda da ulaştırmanın en büyük pay sahibi diğer bir deyişle suçlu olduğu yansıtılıyor. Bunda şaşılacak bir yan görmüyorum. Zira girdi fiyat artışının en yüksek olduğu faaliyet ulaştırma. Gerek akaryakıt, gerekse elektrik enerjisi kullanan ulaştırma sistemlerinin girdi maliyetleri çok artınca uyguladığı fiyatların da artması kaçınılmaz oluyor. Bunda şaşılacak hiçbir şey yok. Akaryakıt fiyat artışlarının sorumlusu otobüsçüler olmadığına göre ulaştırmadaki fiyat artışlarından da otobüsçüler ve diğer taşımacılar sorumlu tutulamazlar. Yeter ki, ölçüyü kaçırmasınlar. 

ÖTV farkı

Şüphesiz ki, maliyet artışı tüm taşımalarda var. Ancak ÖTV’siz yakıt kullanan taşımacıların yükleri biraz olsun daha az artabilir. Otobüsler ise bu imkana sahip değiller. Bu yüzden maliyetlerinin de taşıma ücretlerinin de biraz daha hızlı artmasına hiç şaşırmamak gerekir. 

Rekabet durumu 

Havayolu, denizyolu ve demiryolu taşımalarında taşımacı sayısı pek sınırlı. Dolayısıyla fiyatlarını istedikleri gibi yükseltme imkanına sahipler. Çoğu taşıma hattında sadece 1, özel hallerde ise 2 taşımacı ancak var. Tarifeli otobüsçülükte ise hemen her taşıma hattında birden fazla firma bulunuyor. Ana hatlarda bu sayı onlarca firma şeklinde karşımıza çıkıyor. Otobüslerde, yolcunun böyle bir seçme hakkı varken, fiyatları çok keyfi şekilde artırmak mümkün değil. Ancak artan maliyetler karşısında tabiî ki fiyatlar yükselecektir. 

Fiyatlara müdahale

Ülkemizde serbest piyasa ekonomisi geçerli. Karayolu Taşıma Kanunu’nda karayolu taşımalarının da serbest rekabet ortamında gerçekleşeceği belirtiliyor. Buna göre herkes beğendiği seyahat yöntemini seçebilecektir. Bir müdahale düşünülemez. Karayolu Taşıma Kanunu’nda otobüsle yolcu taşıma ücretlerine özel hallerde tavan fiyat getirilebileceği yazılı. Buna göre otobüs ücretlerinin çok artması halinde Bakanlık bu yetkisini kullanabilir. Peki, Bakanlığın bu yetkisi diğer taşımalarda var mı? Örneğin; havayollarına tavan fiyat getirilebilir mi? Acaba böyle bir yetki için Bakanlık ihtiyaç duyuyor mu? Yoksa havayollarında fiyatlar hiç rahatsız edici seviyelere çıkmıyor mu? Bu konularda da tüm taşımacılara eşit bakılması gerekli değil mi? 

Otobüs fiyatları uçağı solladı mı? 

Havayolunda iç hatlarda esas olarak iki taşımacı var. Biri THY diğeri Pegasus. Anadolu Jet 3’üncü bir firma, ama THY kontrolünde. Ayrıca bazı bölgesel taşımacılar da bulunuyor. Bu durumda kıyasıya bir rekabet mümkün değil. Dolayısıyla pek düşük bir fiyat beklenmemeli. Bu firmaların fiyatları kullandıkları havalimanına ve sefer yaptıkları saate göre çok fazla artıp eksilebiliyor. Bir de son anda satılan koltukların fiyatları yüksek olabiliyor. Bu şartlarda 3 bin TL’yi bulan iç hat biletleri hiç şaşırtıcı olmuyor. Hal böyleyken uygun bir havalimanındaki gece saatindeki bir seferin düşük fiyatıyla otobüslerin sefere göre pek değişmeyen fiyatını karşılaştırıp otobüsleri suçlamak açık bir haksızlıktır. Otobüs biletinden ucuz uçak bileti çok istisnai bir durumdur. 

Tarifeli-tarifesiz sefer farkı

Tarifeli seferlerde önceden açıklanan seferinizin biletlerini yine önceden satmaya başlarsınız. İçindeki doluluğa bakılmaksızın bu seferi yapmak zorundasınız. Tabii ki, az yolcu halinde zarar yazarsınız. Tarifesiz seferlerde ise kimseye hizmet verme zorunluluğunuz yoktur. İstediğiniz fiyatı vermeyene siz de hizmet vermezsiniz. Bu yönüyle hep tarifeli seferler gündeme gelir. Ama tarifesiz seferlerin fiyatlarının ne olduğu hiç konuşulmaz. Kimse özel uçak kiralama ücretlerinin artışından şikayet etmez. Olsa olsa bu artışlar iş imkanlarını kısıtlar. Artan fiyatlarla tarifesiz otobüsçülerin de işleri mutlaka biraz zorlaşacaktır. 

Tarifeli seferler

Tarifeli seferler en genel halde sefer zamanı, taşıma ücreti ve izlenecek hat-güzergah açılarından belirli olan ve önceden ilan edilen taşımalardır. Herkesin bireysel olarak faydalanabildiği bu seferler toplumsal ihtiyaçlar açısından çok önemlidir. Ancak bunlara, tarifeli olmaları bakımından özel yüklerin ve zorlukların da getirilmemesi gerekir. Burada, ücret tarifeleri için, duruma bakalım. 

Taşıma Kanunundaki ücret tarifeleri 

Taşıma Kanununa göre tarifeli seferlerin ücretleri önceden belirlenecek, Bakanlığa bildirilerek herkesin bilgilenmesine sunulacak. Bir de gidiş ve dönüş fiyatının farklı olmaması isteniyor. Bunlara hiçbir itiraz düşünülemez. Kanunda belirtilenin ötesinde bu ücret tarifelerinin internet ortamında herkesin bilgilenmesine sunulması da gerekli görülebilir. Hepsi bu. 

Yönetmelikte durum 

Taşıma Kanunundakilerin tekrarlanmasının ötesinde, Yönetmelik tartışmalı şartlar getiriyor. Bunlardan birincisi “görülmüştür” şerhinin alınması isteniyor. Bunun anlamı nedir. Bildirilmesi niye yetmiyor? Ücretler beğenilmediğinde verilmemesi söz konusu olabilecek mi? Serbest piyasa esasında bu mümkün mü? 

İkinci olarak ücret tarifelerinin en az 4 ay uygulandıktan sonra değiştirilebileceği belirtiliyor. Bunun anlamı nedir? Serbest piyasada bu olur mu? Diğer taşımacılarda ve taşımacılık dışı sektörlerde 4 ay aynı fiyatın uygulanması gibi bir zorunluluk var mı? 

Bunlar ötesinde en fazla yüzde 30 indirim sınırı ve bir de ücretsiz taşıma sınırı var, böyle sınırlamalar diğer ekonomik faaliyetlerde var mı ki, taşımacılıkta olsun? Bir otobüs firması 23 Nisan’da tüm çocuklara yüzde 75 indirim yapıp, seyahat imkanı verse bu suç mudur? Hatta hiç ücret almasa çok büyük bir suç mu olur? Günlük dilde bile hayrına denilen ücretsiz hizmetler olmuyor mu ve bunlar alkışlanmıyor mu? Bırakınız bunları taşımacı belirlesin. Bir de çocuklara ve engellilere indirim konusu var. Olabilir. Ama bunlar taşıma mevzuatında değil, çocuklar ve engellilerle ilgili mevzuatlarda tüm taşımalar, hatta tüm ekonomik faaliyetler için düzenlenmek durumunda olmalı. 

Bitirirken demek isterim ki, özellikle tarifeli otobüsçülere haksız suçlamalar yapılmasın. Zaten zor şartlardaki bu işletmelerin işleri zorlaştırılmasın, tam tersine iyice kolaylaştırılsın. Bir de kimse serbest piyasayı terbiye etmeye kalkmasın. Ben serbest piyasa savunucusu değilim, ama bunun kendi içindeki dengeleri bozarak iyileştirilmeye çalışılması işe yaramaz. Kanuna yazdıysanız uygulayın. 

23 Nisan, 19 Mayıs gibi milli; Ramazan Bayramı gibi dini; 1 Mayıs ve Anneler Günü gibi evrensel günlerinizi kutluyorum. ■

Yorumlar (0)
banner117
25
az bulutlu