03.03.2021, 17:08

Yönetmelikte tanım yanlışları

Bu gazetenin yayını boyunca, sanırım her sayıda, bir köşe yazım yer aldı, bunun birkaç istisnası olabilir. Manşette çıkan ana konu, benim adımla yayınlandığında ayrıca köşe yazısı yazmadığım oldu. Birkaç kez de gündemin durumuna göre ihtiyaç olduğunda, eski yazıyı tekrar yayınlama yoluna gittik. Onun dışında hep yeni bir yazı yazdım.

Gündem yoğun olduğunda bazen birkaç konuya birden aynı köşe yazısında yer verdim, ama bazen gündeme göre yazı bulmak zor oluyor. Pandemi döneminde bazı konuların önemi azaldığı için cazibesi kalmıyor. Bir konuda detaylı yazı yazmayı seviyorum. Ancak bu türden yazılar da köşe yazısından çok uzun olduğu için, onları internet sitemize koymak durumunda kalıyoruz. 

Yazılarımda konunun varsa Karayolu Taşıma Kanunu ve/veya Yönetmeliği ile diğer kanun ve yönetmelik bakımından durumuna yer veriyorum. Böyle yapınca da sık sık ilgili konuya yönelik tanımlar da gündeme geliyor.

Böyle olunca da tanımın iyiliği, kötülüğü üzerinde duruyorum. Bu da epey yer tutuyor ve ana konuya yeterince yer kalmayabiliyor.

Terminallerle ilgili detaylı ve bilgilendirici bir yazı hazırladım. Bazı önerilerin de yer aldığı bu yazıyı fırsat olduğunda sizlere ulaştıracağız. Bu yazıda da tanım konusu epey yer tutuyor; böyle olunca, çok yazıda gördüğüm tanım eleştirme ihtiyacını ayrı bir yazı konusu yapmaya karar verdim. 

Tanım nedir?

Her şeyin olduğu gibi tanım kavramının da bir tanımı olmalıdır ve bu tanım ara başlıktaki sorunun cevabıdır. “Tanım” kelimesini, Türk Dil Kurumu Sözlüğü, “bir nesnenin, duygu ya da kavramın ana hatları ortaya koyularak özetlenmiş hali” olarak tanımlıyor. Kendi ‘tanım’ımı aktarayım. Tanım; değişik nedenlerle gündeme gelen bir kavramın anlaşılmasını, algılanmasını sağlayıcı, yanlış algılanmaları ve anlaşılmaları önleyici, benzerlerin ayırt edilmesini sağlayıcı özne bir açıklamadır, bana göre. 

Tanımın ne olduğunu anlatmaya çalıştıktan sonra Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nde sıkça karşılaşılan bir tanımı ele alalım. 

Terminal tanımı 

Karayolu Taşıma Kanunu’nda terminal tanımı yok. Böyle olunca da bunu tanımlamak Yönetmeliğe kalıyor. Biliyorsunuz, Yönetmelik tanımlamaya gerek duyduğu kavramlardan kanunda olanları ayrıca tanımlamadığı gibi bunlara tekraren de yer vermiyor. Kanunda olmayanları ise kendisi tanımlıyor. Burada da genel terminal tanımı bulunmayıp yolcu terminali ve eşya/yük terminali ayrı ayrı tanımlanıyor. İşte Yönetmelikteki yolcu terminali tanımı: “Bu Yönetmelikle belirlenen özelliklere haiz ve şehirlerarası, yurtiçi, uluslararası yolcu taşımacıları ve/veya acenteleri ile bunların yolcularına hizmet veren yapı veya tesisi ifade eder.” Benim bu tanımda özellikle dikkat çekmek istediğim husus tanımın başlangıcında yer alan “Bu Yönetmelik ile belirlenen özellikleri haiz” olma konusu. Nitekim Yönetmelikle terminallerin pek çok özelliği açıklanıyor. Yönetmelikte tanımlanan sadece yolcu terminali değil, başka bir sürü var. Bunlardan bizim amacımıza uygun olanların bazılarını seçip üzerinde duracağım.

Taşıma kavramları

Taşıma mevzuatında taşıma (nakliye-transport), (taşıt-vasıta-araç), (taşımacı-nakliyeci) gibi kavramların geçmemesi mümkün değil. Nitekim taşıma, taşımacı, taşıma işleri, taşıma işleri işletmecisi, taşıma işleri komisyoncusu, parça başına taşıma, şehirlerarası taşıma, uluslararası taşıma gibi içinde taşıma geçen pek çok kavram kanunda tanımlanmış, ama taşıt tanımı yok. Bu bir eksiklik sayılmayabilir, ama taşıtların ayrı ayrı tanımları yönetmeliğe konulmak şartıyla. 

Yönetmelik yukarıdaki taşıma kavramlarına ek olarak hususi taşımacılık, ikili taşıma, servis taşımaları, tarifeli kargo taşıma, tarifeli yolcu taşıma, tarifesiz yolcu taşıma, taşıma güzergahı, taşıma hattı, taşıma irsaliyesi, taşıma kapasitesi, taşıma işleri organizatörü, taşıma özel izin belgesi, taşıma senedi, taşıma sözleşmesi, transit taşıma, 3’üncü ülke taşıması, yolcu taşıma bileti gibi içinde taşıma geçen pek çok tanıma yer vermiş. Ne de olsa taşıma mevzuatı. Tabii ki bunlar olacak. 

Taşıtlar

Kanunda taşıt tanımı bulunmuyor. Yönetmelikte ise bununla ilgili olarak, taşıt konusunda birim taşıt, elektronik taşıt sözleşmesi, özmal taşıt, resmi taşıt, taşıt belgesi, taşıt kartı, taşıt katarı gibi kavramlar yanı sıra esas olarak taşıt türlerine yönelik olarak motorlu taşıt genel ifadesi yanında harf sırasıyla büyük otobüs, çekici, kamyon, kamyonet, küçük otobüs, otobüs, otomobil, römork, yarı römork gibi gerekli tüm taşıtların tanımları yer almış. Bir de araç takip sistemi var. O da taşıt takip sistemi olarak burada da düşünülebilir. 

Otobüs ve otomobil tanımları

Otobüs taşıt kavramının alt kavramı olan motorlu taşıt kavramının içindeki yolcu taşıtı kavramının bir alt kavramıdır. Diğeri de otomobildir. Otobüslerin alt kavramları olarak da büyük otobüs ve küçük otobüs yer alıyor.
Şimdi otobüs ve otomobil tanımlarına bakalım.

Otobüs: Yapısı itibariyle insan taşımak için imal edilmiş ve şoförü dahil 9 kişiden fazla yolcu taşımaya uygun olan motorlu taşıt. 
Otomobil: Yapısı itibariyle şoförü dahil en fazla 9 adet oturma yeri olan ve insan taşımak için imal edilmiş motorlu taşıt. 

Bu tanımlarda dikkat çekmek istediğim nokta, otobüs ve otomobil tanımında bu yönetmelikte belirlenen şartları haiz ifadelerinin bulunmayışıdır. Peki, yönetmelikte otobüs ve otomobille ilgili şartlar yok mu? Hem de çok var. Yaşı, koltuk kapasitesi, özmal veya sözleşmeli oluşu, ticari veya hususi oluşu, tadilat durumu, silindir hacmi gibi alanlarda hem de her belge için değişebilen şartlar bulunuyor.

Esas soru

Şimdi şu soruyu soralım: Yolcu terminali tanımındaki yönetmelikle belirlenen özellikleri haiz ifadesi bu tanıma bir şeyler kazandırdı mı? Aynı soruyu otobüs ve otomobil için de soralım: Bunların tanımında yönetmelikle belirlenen özellikleri haiz ifadesinin bulunmaması bu tanımlara bir şeyler kaybettirdi mi? 

Basit bir örnek daha 

Yiyecek, beslenme, gıda vs. ile ilgili bir yönetmelikte elma söz konusu olsun. Bu yönetmelikte sadece bir tür veya bir renk elma şart koşulsun. Örneğin yeşil elma. Size, eğer elma tanımı yapıp yönetmelikteki şartları haiz olma ifadesini koyarsanız, sadece yeşil olanları elma saymış olursunuz. Peki, kırmızı ve sarı olanlar elma değil midir? Değilse nedir? Yeşil elma yönetmeliğe göre tüketilmesi gereken elmadır. Diğerleri ise tüketilmesi yasak olanlardır. Ama hepsi de elmadır. Bezer soruları yönetmeliğe uygun olmayan terminaller için de soralım. Bunlar terminal değil midir? Değilse nedir?

Mevzuatın rolü

Her türlü mevzuat, ilgili konularda düzenlemeler içerir. Bu düzenlemelere aykırılık; ihlal veya suç konusu olup yaptırım gerektirir. Bu yaptırımlara, çeşitli cezalar yanı sıra faaliyetlerde kullanılmama da dahildir. Ancak düzenlemelere aykırılık onun sıfatını veya adını değiştirmez. Bir taşımacı mevzuattaki kurallara uymuyorsa yine taşımacıdır. Ama korsan dediğimiz türden mevzuata aykırı ve suçlu bir taşımacıdır. Bunun tanımına, yönetmeliğe uygun taşıma yapma gibi şartlar koyamazsınız. Koymanız hiçbir yarar da sağlamaz zaten. Hiçbir kimse tanıma aykırılıktan suçlanıp cezalandırılamaz. Tanıma aykırılıkların bir cezası zaten yoktur. Bu aykırılıklar metin içinde ayrıca geçip cezalarının da burada verilmesi gerekir. Bu nedenle terminalin tanımındaki “yönetmelikle belirlenen özellikleri haiz” ifadesi; gereksiz, faydasız ve tanım kavramına da aykırıdır. 

Sonuç

Yönetmelikteki şartları haiz olmayan terminaller de terminaldir, ama yönetmeliğin öngördüğü şartlara uygun değildir, o kadar. Buna da bağlı olarak, yönetmeliğe aykırı olma durumu için gereğini yaparsınız, isterseniz taşımalarda kullandırmazsınız, olur biter.

Yetki belgesi

Yönetmelikte taşımacı, acente, komisyoncu, terminal işletmecisi gibi taşıma işleri işletmecileri söz konusu. Bunlarda aranan nitelik ve yeterlilikler de belirtiliyor. Bunlar arasında mesleki, mali saygınlık ve diğer yeterlilikler bulunuyor. Bu yeterliliklere sahip olanlara adeta bir diploma gibi yetki belgesi veriliyor. Yetki belgesi yönetmeliğe uygun yönetmelikteki nitelikleri haiz anlamına geliyor. Bu nedenle eğer bunların tanımlarını yapıp ‘yönetmelikteki nitelikleri haiz’ yerine ‘yetki belgesi sahibi’ deseniz de olur, ama bu da bir şey değiştirmez. Aynı yanlışı başka bir türde tekrarlamış olursunuz. Dolayısıyla tanımda yetki belgesi sahibi demek de yanlış ve gereksizdir. 

Zira belirtmek gerekir ki, yetki belgesi sahibi olmayan taşımacılarda taşımacıdır zaten. Hayır değildir, derseniz ne olduğunu söylemek zorundasınız. Sadece bu taşımacılar, yönetmeliğe aykırı durumdadırlar, o kadar. 

Mesleki yeterlilik belgeleri

Yetki belgeleri gibi sürücü ve yöneticilerde mali yeterlilik dışındaki yeterlilikler aranmaktadır. Bunlar mesleki yeterlilik, mesleki saygınlık ve diğer şartlardır. Bunlardan mesleki yeterlilik ve mesleki saygınlık konuları bir belgede ifade ediliyor. Buna da “mesleki yeterlilik belgesi” deniliyor. Yönetmelikte, bu kişilerin şartlarına, mesleki yeterlilik belgesine sahip olmak şartını koyabilirsiniz. Ama bunları tanımlamaya kalktığınızda bunlara mesleki yeterlilik belgesi sahibi olma ifadesini kullanmamanız gerekir. Mesleki yeterlilik belgesi olmayan sürücüler de, sürücüdür ama kurallara aykırı olup istihdam edilmeleri suçtur. 

Bir uyarı

Yönetmelikte taşıt tanımları büyük olasılıkla Karayolları Trafik Kanunu veya Yönetmeliğinden alınmış olmalıdır. Taşımalarla ilgili pek çok tanım da Türk Ticaret Kanunu vs.de bulunmaktadır. Siz eğer bir şeyin tanımını başka yerde bulursanız alın, ayrıca yapmaya kalkmayın. Eğer bir tanımı siz iyi yaparsanız, başkaları alır, aynen kullanır. Bunun tek şartı, tanımın o mevzuat için değil genel olarak yapılmasıdır. Bu yönetmelikteki şartları veya yetki belgelerini haiz gibi ifadelerinin bulunmamasıdır. Ama siz buralardan aldığınız tanımları belli ölçüde kendiniz düzenleyebilir, olmayanların tabii ki tanımını yapabilirsiniz. Sadece sizin mevzuatınıza özgü hususlarda tabii ki daha rahat olabilirsiniz. 

Acente örneği

Acente tanımı Türk Ticaret Kanununda yer almaktadır. Bunun aynısı Karayolu Taşıma Kanunu öncesi hazırlanan eski yönetmeliklerde de bulunmaktadır. Mevcut Taşıma Yönetmeliği bunu taşımaya uygun şekilde yeniden tanımlamıştır. Taşımacılık açısından bu tanım doğrudur. Ancak tanımlanan şey artık acente değil, taşıma acentesidir. Yönetmelikte geçen tüm acente ifadeleri de taşıma acentesini kast etmektedir. Tanımları yaparken hassas olmak, dikkatli olmak, dikkatli kelime seçmek gerekebilir. 

Diğer konular

Tanımlarla ilgili tek eksiklik veya yanlışlık yönetmelikte belirtilen şartları haiz olma konusundaki yanlışlık değildir. Bunun dışında da yanlışlar bulunmaktadır. Örneğin; yukarıda belirtilen terminal tanımındaki kimlerin bunlardan faydalanacağı ifadesi gibi... Bu pek de önemli değildir. Bunun yerine terminalin ne olduğunu anlatan şeyler daha da önemlidir. İşte size Karayolu Taşıma Kanunu öncesindeki Yönetmelikteki yolcu terminali tanımı: “Yolcu taşımacılığında indirme, bindirme yapılan, bekleme, haberleşme, şehir ulaşımı ile bilet satışı gibi hizmetlerin sağlandığı yapı veya tesis, yer.” 

Yönetmelikte mevcut bu eski terminal tanımının iyi olup olmadığına, siz karar verin. Keza otobüs ve otomobil tanımlarında şöyle bir hassasiyet var: Otomobil tanımında, ‘şoförü dahil en fazla 9 oturma yeri olan’ derken, ‘otobüs şoförü dahil, 9 kişiden fazla’ şeklinde tanımlanıyor. 9 rakamı her ikisinde de ortak. Peki, otomobil için en fazla 9 oturma yeri denirken otobüs için de şoförü dahil en az 10 oturma yeri deseydi daha anlaşılır, daha akılda kalır olmaz mıydı? Bunlar, titizlik gösterenler için önemli konulardır, mevzuatın ve tanımların kullanışlılığını arttırır,uyumu da kolaylaştırır. Karayolu taşıma mevzuatındaki kavramların ve bunların tanımlarının yeterliliği konusuna bu yazıda yer kalmadı. Onları da başka bir yazıda ele almayı düşünüyorum. ■

Yorumlar (0)
9
parçalı bulutlu